Hafız Yetiştiriyorum

100Bin Hafız Projesi

Kurban Vekalet Şartları

Kurban Vekalet Şartları
Kurban da kişinin bizatih kendisi satın aldığı kurbanı kesebildiği gibi bir başkasına satın aldırdığı yani vekalet yoluyla benim adıma sen bu kurban al bunu ben keseceğim demesi de sahihtir. Hatta kendisinin satın alıp da bir başkasına vekalet yoluyla kestirmesi de sahihtir. Alımını ve kesimini, vekalet yoluyla bir başkasına yaptırması da sahihtir. Dörtlü bir şekilde çıktı karşımıza. Genelde yurtdışı veyahutta Şehirlerarası ve hayır kurumlarına verilecek olan hisselerde bu şekildedir. Yani karşı tarafa, deniyor ki benim adıma bir kurbanlık hayvan al veya bir hisseye gir ve benim adıma bunu kes. Kestikten sonra benim adıma falan yerlere verirsin şeklinde umumi bir vekalettir.
Bu vekalet, bazı kere sözlü olarak yapılabiliyor, bazı kere işte banka havale üzerinden olduğu için yazılı şeklinde de gerçekleşebiliyor. Burada tabi tayin olayı meselesi vardır. Bazı kurumlar buna çok dikkat ediyor. Yani bir hayvanda 7 tane hisse, isimleri tek tek sayılarak, onlar adına alınıyor ve kesilirken de onlar adına kesiliyor. Alırken veya kesilirken tayin edilmesi yeterlidir. Hatta bir kaynakta şöyle bir meseleden bahseder 10 kişi. 10 tane küçükbaş kurban alsa. Ve bunları bir yere koysalar sonradan tayin etmeksizin yani bu senindir bu benimdir şeklinde söylemeksizin. Orada kesilecek olsa. Her ne kadar kıyasın gereğine göre, bu Kurban, sahih olmasa da istihzanın gereğince ki bu fıkhi bir tabirdir Bu kurbanı sahih olduğundan bahsedilir. Durum öyle olunca bu kurban babında da satın alırken veya kesilirken tayin ederek isimler okunarak veya bu şunlar adına şeklinde söylenirse bu güzel olandır ve bu şekilde kurban kesilebilir. Bu kurumlarında, birçoğu herhalde buna dikkat ediyorlardır. Bu bilinçtedir çünkü neticede insanların ibadetidir. Bu sadece bir hayır değildir, hayır müesseseleri değildir. Dedik yok kurbanda, sosyal yapı olsa da ibadet mahiyeti daha önde olan bir konumdur. O yüzden buna dikkat edilmesi gerekir. Kalben şüphemiz olan kalben güvenimiz olmayan yerlere tabi ki temas etmemiz doğru değildir. Güvenceden kastedilen de şu olmamalıdır. Yani bunlar gerçekten keser bunlar gerçekten parayı kendi ceplerine almaz şeklinde bir güvenden bahsetmiyorum. Belki o konuda bilgilidirler, bu konuda güven sahibidir ama fıkhi konuda da buna dikkat edeceğine dair güven olması gerekir. Yani kurum gerçekten namuslu bir kurumdur, gerçekten onu çarçur etmez ama. Fıkhi manada gevşek olabilirler veya kendilerince yorum yaparak kesilse de kesilmese de bu paranın tasaddukudur aslında şeklinde bazı algıya kapılabilirler. Bu konuda dikkatli ve hassas olmak gerekir.