Hafız Yetiştiriyorum

Marufhane Youtube Kanalı

ŞERİATIN SURETİ VE HAKİKATİ

Şeriatın bir sureti, bir de hakikati vardır.
Şeriatın sûreti; Allah'a, Allah'ın Rasulüne Allah katından gelenlere iman ettikten sonra, şeriat hükümlerini yerine getirmektir.
Nefsimizde dört kötü haslet vardır. Bunlar:
1.) Münazaa; Allah ile çekişme
2.) İba; Mevla Teâlâ'nın emirlerinden kaçınmak
3.) Tuğyan: Azgınlık
4-) İnkâr: Ahkâm-ı semâviyeyi kabul etmemek. (Sohbetler, cilt: 2, sh: 80)
Nefiste bulunan bu kötü hasletlere rağmen iman etmek, imanın suretidir. O nefsin, anlatılan sıfatları ile beraber kılınan namaz ve tutulan oruç dahi namazın ve orucun suretidir.
Şeriatın diğer hükümleri dahi aynı kıyasa tabidir.
İnsan değince, insanın nefsi anlaşılır. Herkes Ben değince nefsini bildirmektedir. İnsan ibadet yaparken nefsi küfür halindedir, yaptıklarının yerinde bir iş olduğunu inkar etmektedir.
Böyle bir insanın imanı ve ibadetleri, hakiki ve doğru olabilir mi? Allahü Teala çok merhametli olduğu için, imanın ve ibadetlerin suretlerini, görünüşlerini, hakiki olarak, doğru olarak kabul buyuruyor. Böyle kullarını cennete koyacağını söz veriyor müjdeliyor. Cenneti ve Cennette olan kullarını Allahü Teala sever. Onlardan râzıdır. Allahü Teâlâ sonsuz ihsan sahibi olduğu için, yalnız kalbin tasdik etmesini, inanmasını imân olarak kabul buyurmuştur. Nefsin itaat etmesini, inanmasını şart koşmamıştır. Böyle olmakla beraber cennetin hem sûreti hem hakikati vardır.
Dünyada şeriatın yalnız suretine kavuşanlar, cennetin de yalnız suretine kavuşacaklardır. Cennetin yalnız suretine ve yalnız hakikatına kavuşanlar, aynı ni'metlerden mesela; aynı meyvesinden yedikleri halde, başka başka lezzet duyacaklardır.( Mektubat, cilt: 2, Mek, 363,)
Şeriatın ehemmiyetini bildiren şöyle bir beyit vardır:
Binâ-i Şer' kim muhkem binadır
Anın bennası mahbûb-ı Huda'dır
Koparan ol yapıdan bir taşını
Komak gerek yerine anın başını.