Hafız Yetiştiriyorum

100Bin Hafız Projesi

TARİKAT VE HAKİKAT ŞERİATIN HADIMIDIR

Din; şeriat, tarikat, hakikattir.
Şeriat üç kısımdır: İlm, amel, ihlâs...
Bu üç cüzden herhangi biri gerçekleşmedikçe şeriat gerçekleşmez. Her ne zaman bu Uç cüzün meydana gelmesiyle şeriat meydana gelirse, işte o zaman dünya ve ahiretle alâkalı bütün saadetlerin üstünde olan Allahü Teâlâ'nın rızası gerçekleşmiş olur.
Allahü Teâlâ’nın en ufak bir rızası ise her şeyden büyüktür. O halde, şeriat dünya ve ahiretle ilgili bütün saadetleri üzerine almış ve böylece şeriatın dışında kendisine ihtiyaç duyulan hiç bir istek kalmamıştır.

Böyle olunca tarikat ve hakikat ne kazandıracaktır" diye sorulursa, deriz ki:
Sofiyyenin kendileriyle mümtaz olduğu tarikat ve hakikat ise, şeriatın üçüncü parçası olan ihlası tamamlamak hususunda şeriata hizmetçidirler. O halde tarikat ve hakikatin her birini elde etmekten maksat şeriatı tamamlamaktır, yoksa şeriattan başka bir şeyi elde etmek değildir.
Tarikat esnasında, sofiyye için hasıl olan hâller, vecidler, ilimler, marifetler maksatlardan değildir. Bilakis bütün bunlar tarikat çocuklarının (henüz manevi yolu tamamlamamış olanların) kendisiyle terbiye edildiği vehim ve hayallerden ibarettir.

O halde bütün bunları geçip sülük ve cezbe makamlarının sonu olan rıza makamına ulaşmak lazımdır. Zira tarikat ve hakikat makamlarını aşmaktan maksat, rıza makamını kazandıran ihlâsı elde etmekten başka bir şey değildir.( Mektubat, cilt: 2, Mek. 36)