Özür dilemek erdemliktir. Yeryüzünde yaşayan hiçbir insan diyemezki ben kusursuzum. Veya hatasızım. Hatasız insan olur mu? Olsa insan olmaz zaten. Bizler beşeriz hatasız değiliz. Her anımız kusurlarla dolu. Kimi zaman birinin kalbini kırıyoruz, üzüyoruz, saygısızlıkta edebiliyoruz değil mi? İnsanız biz. İnsan olan özümüz bu; hata yapmak. Ama her hatanın ardından bir özür saklıdır. Yaptığı hatayı telafi etme adına bir yol gösterir bize.

Gül Resmi

Kırdığımız insanlardan üzdüğümüz insanlardan özür dilemeyi bilelim. Kalp kıran Kabe'yi yıkmıştır diyor hadisi şerifte. Yapmayalım kırmayalım. Sonra o gönlü onarmaya ömrün yetmeyebilir. Halbuki elimize baltayı alıp Kabe'yi kırmayız  ama bir insanın kalbini çok rahatlıkla kırabiliyoruz. Özür dileyelim helallik isteyelim, kusurlu üzgün olduğumuzu biildirelim ona. Sevelim, sevilelim, özelleşelim. Hem kendinizi hem de karşınızdakini mutlu edin, edelim...

Hayat yaptığımız hataların farkına varıp özür dileyince daha da güzel olacak. Hayatı güzelleştirelim. Peki insanlardan diledik elhamdülillah. Ya Mevla. Onca hatamıza rağmen onca günahımıza rağmen Mevlam kulum sen yeterki gel ben seni hep affederim diyor. Sadece tek kelimeyle gel. Nedir peki o kelime;

Tövbe....

Rabbin sen sadece bu kelimeyle gel gerek yok öyle özlü özürlere, sadece tövbe de bana. Öyleyse sen şimdi düşün  tefekkür et.

Rabbim bu kadar kolaylaştırmışken ben niye hâla uzak durarak zorlaştırıyorum... Düşün kardeşim, ablacım, teyzecim ve daha nicesi. Geç olmadan toprağa sarılmadan...

Çünkü toprak buldu mu seni artık kurtuluş yok. Artık geri dönüş yok, olmayacak. Değer mi onca günahla onca tövbesiz günahla Rabbinin huzuruna çıkmaya. Utancından ne yapılsa gerektire mâruz kalma kardeşim. Durma söyle konuş Rabbinle. Deki; Rabbim biliyorum çok günahlara düştüm. Yasakladıklarına da bulaştım. Emirlerini yerine getirmedim.

Ama pişmanım Allahım. Bütün hatalarımdan pişmanım. Tövbe ediyorum. Beni huzuruna kabul et Rabbim. Desen, emin ol Mevla sana buyur kulum, kapım sana hep açık diyecek, diyor da kardeşim. Bırak şu dünyayı ve sevgisini. Ne diyor Rasulullah bak kulak ver ( Dünya melundur ve içindekiler de melundur H.şerif) Dünya aldatıcı ve içindekiler de aldatıcı. Kapılma dünyaya ahiretine kapıl. Oysa ki her gün dünyaya kapılıp ne kadar da çok Mevlamızı üzüyoruz. Ne kadar da çok Rasulullah'ı üzüyoruz.

Kardeşlerim bir bilseniz. Bu din bize kolay mı geldi zannediyorsunuz. Her bir sahebenin kanı var bu din uğruna akıtılmış. Rasulullah'ın çektiği eziyetler, cefalar var. Onlarca âlimin katledilmişliği var bu din uğruna. Onlarca şehitler var bu ümmetin gençlerinden. Peki hepsi niçindi? Hepsi sen bu dini kolaylıkla yaşayıp Rabbinin rızasını kazanasın için. Şimdi soruyorum;  siz bu kadar mücadele edenlerden nasıl özür dileyeceksiniz. Rasulullah' tan nasıl özür dileyeceksiniz?

Doğarken de, vefat ederken de ümmeti ümmeti ümmeti diyen Allah'ın en sevgilisinden. O yüzden geç olmadan çok geç olmadan kapa gözlerini bırak ruhunu Rahman ve Rahim olana. Dilini tövbeyle kördüğümle.

Açılmasın. Hep dilinde bulunsun. Rabbim burdayım de. Herşeye rağmen burdayım. Ve nefsin içinden haykırırken, şeytan baş ucunda fısıldarken sen Tövbe Rabbim diyeceksin. Özür dileyeceksin. İşte o an senin kurtuluşun olacak. Evet günahlarla kirlendin ama tövbe sabunuylada temizlendin. Oh ne mis kokuyorsun... mumin kokuyorsun. Tövbe kokuyorsun. Affedilmişlik kokuyorsun.

Elhamdülillah...

Yazar: Meryem Fatıma AYKURT